Bu Blogda Ara

6 Temmuz 2011 Çarşamba

Kakuleli tatlar....

Dizi mevsimi bitti, ama "Muhteşem Yüzyıl" dizisini takip edenler Osmanlı renklerinden oluşan reklam aralarını hatırlarlar sanırım. Herhalde birçoğunuz da kakuleli kahve rengini bu dizinin reklam aralarındaki anonslarından bu şekilde duydunuz. İnanın, böyle bir renk olduğunu bilmiyordum. Kakulenin, kahvenin rengini değiştirdiğinin hiç farkında değilim. Tadını değiştirdiği kesin. Sanmayın ki ben de bu şekilde öğrendim kakuleyi :) Kakuleyle tanışıklığım bundan 2,5 yıl öncesine dayanıyor. Sevgili arkadaşım Feza tanıttı bana da. Yanından hiç ayırmadığı kakuleleriyle o gün hem çay hem de kahve içmiştik. Evet kakule çaya da, kahveye de çok yakışan bir bitki. İri yeşil bir çekirdek tanesi gibi. İşte fotoğrafı :)


İçinde minik minik boncuklardan oluşan tohumları var. İşte bu tohumları kahvenin, çayın, salatanın, kekin, kompostonun içine atıyorsunuz. Değişik bir aroması var kakulenin. Ferahlatıcı, serinletici, hafif mentollü bir tat. Yanınızda bulundurup, nefesinizi ferahlatmak için de çiğneyebilirsiniz. Kakuleyi aktarlarda bulmak mümkün. Kabuklu almanızda fayda var. Çaya kabuklarını da koyabilirsiniz. Bir iki diş, aromasını vermeye yetiyor. Kahve için ise içindeki o boncuk tohumları havanda döverek un haline getirerek kullanmanızı tavsiye ederim. Bu bitkiden değişik tatlar elde etmeniz sizin yaratıcılığınıza kalmış:)

Geçtiğimiz hafta kakuleli çaylarımızı, kahvelerimizi Feza'nın o sevimli evinde içtik. İçmekle kalmadık, Feza birer poşet bize hediye etti. Canım arkadaşım, çok teşekkürler, bu güzel bitkiyi benle tanıştırdığın için. Bana da burdan yazmak ve sizlerle tanıştırmak görevi düştü. Kakule güzel bir bitki. Mideye de iyi geldiğini ayrıca biliyorum. Denemenizde fayda var. :)

Keyfiniz bol olsun.
Sevgilerimle...

2 yorum:

  1. Fatoşcum,ruhu güzel,kendi güzel arkadaşım, ne güzel anlatmışsın sevgili kakuleyi.
    Bana da kakuleyi hayatıma katan olimpos fatihini anmak düşer.

    YanıtlaSil